Edip Ozan Karaoğlu
edipozank@yahoo.com |
Fırtına bir türlü durulmuyor. PKK saldırıyor, asker saldırıyor, insanlar ölüyor. Mesele hiçbir yere gitmiyor. Gencecik insanlar ölüyor sadece. Anneleri anadillerinde ağıt yakıyor. 90’lı yılların ortalarına doğru şiddetlenen çatışmalarda sıkça gördüğümüz sahneler bugünlerde tekrarlanıyor. Demek ki o günden beri hiçbir gelişme kaydedememişiz.
Diyarbakır’da yaşanan patlamanın ardından zaten sıcak olan gündem kor haline geldi. Yine ağıtlar ve hiçbir derde deva olmayan söylemler..
Farkında mısınız bu saldırılar yaşama şeklimizi değiştirmeye başladı. Eskiden beri sayıları az diye görmezden geldiğimiz şovenistler artık daha kalabalık bir grup ve daha gür seslerle ülkede birlikte yaşayan halkların arasına nifak tohumları serpmeye çalışıyorlar. Bu hep böyleydi evet. Yeni olan şey ise giderek daha fazla
|
Ne oluyoruz? |
insanın bunlara inanıyor olması. Birlikte yaşayıp, gerektiğinde vatanı korumak için birlikte ölen, aynı sofrayı paylaşan, kız alıp kız veren, birlikte türkü söyleyen, okuyan, yazan, velhasılı Türkiye’de ortak bir kültürden söz edebilir ise bunu birlikte meydana getiren topluluklar birbirlerinden nefret etmeleri için kamçılanıyorlar.
11 Eylül saldırılarının ardından ABD’de yaşayan insanların, gördükleri herkesten şüphelenmeye başlamasının nedeni de bununla aynı idi. Korku, insanları savunma mekanizması geliştirmeye itiyor ve kendileri gibi olmayan herkesi düşman olarak görmeye başlıyorlar. Bu da Bush gibi adamların işine geliyor elbette. Kendi tahakkümlerini sürdürmek için insanların korkularını kullanıyorlar.
Birkaç saat kadar önce Ankara’da idim. Türk bir arkadaşım tarafından hediye edilen poşumu kaşkol niyetine kullanarak Kürt bir arkadaşım ile Ankara sokaklarını adımladım. Bunca yıldır kullandığım poşu ilk kez beni |